NLP
VARSAYIMLARI
NLP’nin temelleri olarak adlandırılabilecek bu
ilkelerin mutlak doğru olup olmadıklarının önemi yoktur. Önemli olan
nokta faydalı olup olmadıklarıdır. Bu ilkeler yaşama bakış açımızı
genişletmektedirler ve NLP’nin felsefesini oluşturmaktadırlar.
-
İletişimin anlamı aldığınız tepkidir. . İletişimin
sorumluluğu iletişimi başlatan ve sürdürene aittir. Sadece
mesajınızı iletmek iletişim demek değildir.Anlattığınız
anlaşıldığınız kadardır. Eğer iletişimci istediği sonucu
alamıyorsa, alana kadar iletişim şeklini değiştirmelidir.
-
Harita temsil ettiği arazinin kendisi değildir.
Herkesin yaşanılan deneyimlerle ilgili bir modeli zihninde
barındırır. Bu model ise gerçek yaşananların sadece temsili bir
haritasıdır ve asla gerçek dünyayı yansıtmaz. Herkesin
haritaları ise farklıdır. Bu haritaları oluşturan ise
inançlarımız, kişilik yapılarımız, beklentilerimiz,
ihtiyaçlarımız, temsil sistemlerimiz ve daha başka zihinsel
filtrelerimizdir. Kişi zihinsel haritalarını ne ölçüde gerçek
dünyaya yaklaştırırsa bu oranda iletişimini ve başarılarını
güçlendirecektir.
-
Dil,
deneyimin ikincil temsilidir. . Dil kendi başına bir
deneyim değil, deneyimin temsilidir. Hepimiz için kullandığımız
sözcüklerin anlamı birbirinden farklıdır İnsanlar bu anlamların
benzerlik taşımaları ölçüsünde birbirleriyle etkili iletişim
kurabilirler.
-
Zihin ve beden
aynı sibernetik sistemin ayrılmaz parçalarıdır ve birbirlerini
etkilerler.
“Zihin” ve “beden” birbirlerinden bağımsız değildir. Bir bütün
olarak hareket ederler ve birbirlerine bağımlı olarak karşılıklı
etkileşimde bulunurlar. Kişi, doğrudan düşünme şeklini
değiştirerek yada fizyolojisini veya hislerini değiştirerek
düşüncelerini değiştirebilir . Aynı şekilde, düşünme şekli
değiştirilerek fizyoloji veya hisler değiştirilebilinir.
-
Esneklik
yasası (Zorunlu çeşitlilik yasası).
Her türlü sibernetik sistemde en geniş davranış seçeneğine sahip
eleman veya insanın bütün sistemi kontrol edebilir. İnsanın
olduğu sistemlerde kontrol sözcüğü, bireyin kendisine veya
başkalarına ait deneyimlerin kalitesini belirli bir anda veya
zaman içerisinde etkileyebilme yeteneğini anlamına gelir. En
geniş davranış esnekliğine, yani etkileşim çeşitliliğine sahip
olan kişi sistemi kontrol eder. Arzulanan sonuç alınıncaya kadar
davranışları değiştirmeye devam etmek gerekir.
-
Davranışlar
adaptasyondan başka bir şey değildir.
Sergilenen bir davranış bireyin kendi gerçekliğine göre
uygundur. Davranışlarımız yapıldıkları ortama ve duruma göre
değerlendirilir. Kişinin gerçekliği dünyayı algılama şekline
göre tanımlanır.
-
Bireyin
şimdiki bir davranışı kendisi açısından mevcut en iyi seçeneği
yansıtır.
Her davranışın ardında olumlu bir niyet yatar. Birey, kim
olduğuna, yaşam deneyimlerine ve farkında olduğu seçeneklere
bağlı olarak belirli bir anda kendisi için en iyi seçeneği
tercih eder. Kişi ancak kendisine daha iyi bir seçenek sunulursa
veya kişi yeni seçeneklerini oluşturabilirse davranışını
değiştirebilir.
-
İnsanlar
istedikleri değişiklikleri gerçekleştirmek için gereken bütün
kaynaklara sahiptir.
Yapılması gereken, bu kaynakların yerini bulmak veya bunlara
erişmek ve doğru bağlamda ortaya çıkmalarını sağlamaktır.
-
Dünyada mümkün
olan her şey benim için de mümkündür; sadece nasıl yapılacağını
bilmek gerekir.
Eğer bir insan belli bir davranış sergileyebiliyorsa, o zaman
benim için de bunu yapmak mümkündür. Bunun “nasıl” yapıldığını
saptama işlemine “modelleme” denir.
-
Başkaları
hakkında en yararlı bilgiler davranışlardan elde edilir.
İnsanların söyledikleri şeylere kulak verin ama davranışlarına
daha fazla önem verin. Bu ikisi arasında tutarsızlık olduğu
zaman davranışları dikkate alın. Değişikliğin kanıtını
davranışlarda arayın ve sadece sözlere güvenmeyin.
-
Davranışlar
ile kişilik arasında ayırım yapın.
Davranış bir insanın her hangi bir anda söylediği, yaptığı veya
hissettiği bir şeydir. Ama kişiliği bu değildir. Kişilik
davranışlardan çok daha geniş kapsamlıdır. Ayrıca kişinin bir
konuda başarısız olması her zaman başarısız olacağı anlamına
gelmez.
-
Başarısızlık diye
bir şey yoktur, sadece geri bildirim vardır.
Deneyimler öğrenmek için gereklidir. Başarısızlık çerçevesi
yerine gereken pozitif sonuçları çıkarma çerçevesini kabullenmek
gerekir. Şu soruyu sormalıdır; “Bir dahaki sefere neyi daha
farklı yapabilirim?” Eğer kişi her hangi bir konuda başarılı
olmuyorsa, bu başarısız olduğu anlamına gelmez. Sadece söz
konusu şeyi yapmamanın bir yolunu keşfettiği anlamına gelir.
-
İletişim
kurmamak mümkün değildir.
Bireyler iletişimlerini sadece sözel olarak gerçekleştirmezler.
Sözel olmayan iletişim çok daha güçlüdür ve bilinçsiz olarak bu
mesajlar alınır. Yani iletişim her koşulda gerçekleşir. Bu
nedenle sözel olmayan iletişimimize de özellikle dikkat
etmeliyiz.
-
Zihniniz ve dolayısıyla da
sonuçlar size bağlıdır. Hedeflere ulaşmak için sorumluluğu
kişi kendisi almalıdır. Yapabileceğinin en iyisini yapması
gerektiğini bilmeli ve potansiyelini en iyi şekilde ortaya
koymalıdır.
|