NLP VARSAYIMLARI


NLP’nin temelleri olarak adlandırılabilecek bu ilkelerin mutlak doğru olup olmadıklarının önemi yoktur. Önemli olan nokta faydalı olup olmadıklarıdır. Bu ilkeler yaşama bakış açımızı genişletmektedirler ve NLP’nin felsefesini oluşturmaktadırlar.

  1. İletişimin anlamı aldığınız tepkidir. . İletişimin sorumluluğu iletişimi başlatan ve sürdürene aittir. Sadece mesajınızı iletmek iletişim demek değildir.Anlattığınız anlaşıldığınız kadardır.  Eğer iletişimci istediği sonucu alamıyorsa, alana kadar iletişim şeklini değiştirmelidir.

  2. Harita temsil ettiği arazinin kendisi değildir.  Herkesin yaşanılan deneyimlerle ilgili bir modeli zihninde barındırır. Bu model ise gerçek yaşananların sadece temsili bir haritasıdır ve asla gerçek dünyayı yansıtmaz. Herkesin haritaları ise farklıdır. Bu haritaları oluşturan ise inançlarımız, kişilik yapılarımız, beklentilerimiz, ihtiyaçlarımız, temsil sistemlerimiz ve daha başka zihinsel filtrelerimizdir. Kişi zihinsel haritalarını ne ölçüde gerçek dünyaya yaklaştırırsa  bu oranda  iletişimini ve başarılarını güçlendirecektir.

 

  1. Dil, deneyimin ikincil temsilidir. . Dil kendi başına bir deneyim değil, deneyimin temsilidir. Hepimiz için kullandığımız sözcüklerin anlamı birbirinden farklıdır İnsanlar bu anlamların benzerlik taşımaları ölçüsünde birbirleriyle etkili iletişim kurabilirler.

 

  1. Zihin ve beden aynı sibernetik sistemin ayrılmaz parçalarıdır ve birbirlerini etkilerler. “Zihin” ve “beden” birbirlerinden bağımsız değildir. Bir bütün olarak hareket ederler ve birbirlerine bağımlı olarak karşılıklı etkileşimde bulunurlar. Kişi, doğrudan düşünme şeklini değiştirerek yada fizyolojisini veya hislerini değiştirerek düşüncelerini değiştirebilir . Aynı şekilde, düşünme şekli değiştirilerek fizyoloji veya hisler değiştirilebilinir.

  2. Esneklik yasası (Zorunlu çeşitlilik yasası). Her türlü sibernetik sistemde en geniş davranış seçeneğine sahip eleman veya insanın bütün sistemi kontrol edebilir. İnsanın olduğu sistemlerde kontrol sözcüğü, bireyin kendisine veya başkalarına ait deneyimlerin kalitesini belirli bir anda veya zaman içerisinde etkileyebilme yeteneğini anlamına gelir. En geniş davranış esnekliğine, yani etkileşim çeşitliliğine sahip olan kişi sistemi kontrol eder. Arzulanan sonuç alınıncaya kadar davranışları değiştirmeye devam etmek gerekir.

  3. Davranışlar adaptasyondan başka bir şey değildir. Sergilenen bir davranış bireyin kendi gerçekliğine göre uygundur. Davranışlarımız yapıldıkları ortama ve duruma göre değerlendirilir. Kişinin gerçekliği dünyayı algılama şekline göre tanımlanır.

  4. Bireyin şimdiki bir davranışı kendisi açısından mevcut en iyi seçeneği yansıtır. Her davranışın ardında olumlu bir niyet yatar. Birey, kim olduğuna, yaşam deneyimlerine ve farkında olduğu seçeneklere bağlı olarak belirli bir anda kendisi için en iyi seçeneği tercih eder. Kişi ancak kendisine daha iyi bir seçenek sunulursa veya kişi yeni seçeneklerini oluşturabilirse davranışını değiştirebilir.

 

  1. İnsanlar istedikleri değişiklikleri gerçekleştirmek için gereken bütün kaynaklara sahiptir. Yapılması gereken, bu kaynakların yerini bulmak veya bunlara erişmek ve doğru bağlamda ortaya çıkmalarını sağlamaktır.

  2. Dünyada mümkün olan her şey benim için de mümkündür; sadece nasıl yapılacağını bilmek gerekir. Eğer bir insan belli bir davranış sergileyebiliyorsa, o zaman benim için de bunu yapmak mümkündür. Bunun “nasıl” yapıldığını saptama işlemine “modelleme” denir.
  3. Başkaları hakkında en yararlı bilgiler davranışlardan elde edilir. İnsanların söyledikleri şeylere kulak verin ama davranışlarına daha fazla önem verin. Bu ikisi arasında tutarsızlık olduğu zaman davranışları dikkate alın. Değişikliğin kanıtını davranışlarda arayın ve sadece sözlere güvenmeyin.

  4. Davranışlar ile kişilik arasında ayırım yapın. Davranış bir insanın her hangi bir anda söylediği, yaptığı veya hissettiği bir şeydir. Ama kişiliği bu değildir. Kişilik davranışlardan çok daha geniş kapsamlıdır. Ayrıca kişinin bir konuda başarısız olması her zaman başarısız olacağı anlamına gelmez.

  5. Başarısızlık diye bir şey yoktur, sadece geri bildirim vardır. Deneyimler öğrenmek için gereklidir. Başarısızlık çerçevesi yerine gereken pozitif sonuçları çıkarma çerçevesini kabullenmek gerekir. Şu soruyu sormalıdır; “Bir dahaki sefere neyi daha farklı yapabilirim?” Eğer kişi her hangi bir konuda başarılı olmuyorsa, bu başarısız olduğu anlamına gelmez. Sadece söz konusu şeyi yapmamanın bir yolunu keşfettiği anlamına gelir.

  6. İletişim kurmamak mümkün değildir. Bireyler iletişimlerini sadece sözel olarak gerçekleştirmezler. Sözel olmayan  iletişim çok daha güçlüdür ve bilinçsiz olarak bu mesajlar alınır. Yani iletişim her koşulda gerçekleşir. Bu nedenle sözel olmayan iletişimimize de özellikle dikkat etmeliyiz.

  7. Zihniniz ve dolayısıyla da sonuçlar size bağlıdır. Hedeflere ulaşmak için sorumluluğu kişi kendisi almalıdır. Yapabileceğinin en iyisini yapması gerektiğini bilmeli ve potansiyelini en iyi şekilde ortaya koymalıdır.